Aslında dış cari işlemler açığına, kısaca cari açık deniliyor... Dış cari işlemler ise, ithalat ve ihracat , turizm gibi hizmet geliri ve gideri, yatırım geliri ve gideri ile cari transfer işlemleridir. Bu işlemler arasındaki fark, cari açık veya cari fazladır... Başka bir ifade ile cari açık, giren dövizlerle çıkan dövizler arasındaki farktır... Döviz açığı da diyebiliriz..
Bu hesaplamalarda en büyük payı %70 ile ithalat ve ihracat almakta.Öyleyse açık arttıkça ithalatımız artmış ve ihracatımız azalmış diyebiliriz..Aynı zamanda yatırım giderleri de büyük paya sahip,buradan da gelen yabancı sermayenin karını ülke dışına aktardığını görebiliriz.
Büyüme ithalat talebini artırır,düşük kur yani değerli TL ve iç tasarruf açığı gibi nedenler cari açığa neden olur.
Cari denge = Mal Dengesi + Hizmetler Dengesi + Yatırım Gelirleri Dengesi + Cari Transferler. Bu toplamın sonucu artı ise cari denge fazlası, eksi ise cari denge açığı söz konusu demektir.
Cari açık kriz demek değildir... Ancak kriz için altyapı oluşturmuştur.. Ekonomide kırılganlık artırmıştır. Depremde olduğu gibi, olumsuz enerji birikimi yaratmıştır.
Devalüasyon riski oluşmuştur.Düşük kur ara mal , hammadde ve tüketim malı ithalatını artırmıştır... Bu şartlarda ithal malı daha ucuz olduğundan, iç üretim yerini giderek ithalata bırakmaktadır.
Kısaca 2003ten beri artan cari bir açık söz konusudur ve hükümet bu konuda önlemler almak yerine dış borçla bu açığı kapatmaya çalışmaktadır..Sonuç vatandaşın sırtına binen yeni borçlar ve faizleri.Halka kendini sevdirme politikaları sonucu yaratılan sanal refah ortamı 2010 yılına kadar bir krizle patlayacaktır ve sonucunda devalüasyon ortaya çıkacak , alım gücü düşecek dolar gerçek değeri olan 1,55 seviyesine çıkacaktır.Döviz ile borçlanan üretici ve halk ise çıkmaza sürüklenecektir.Şu an cari açığımız 40 milyar dolar seviyesindedir ve bu paranın dışarıya gideceği unutulmamalıdır.
Halk olarak ne yapabiliriz derseniz..İthal maldan kaçınmak ,döviz ile borçlanmamaktır.Hükümetin IMF tarafından dayatılan yüksek faiz düşük kur politikaları değişmedikçe de açık artmaya devam edecektir.IMF Türkiye’yi daha fazla borçlandırmak ve dışa bağımlı yapmak için böyle bir politika uygulamıştır ve bu apaçık ortadadır.
Ak parti hükümetinden sonra hızla artan cari açık grafikte 2006 da 33milyar dolar seviyesindedir bugün ise 41 milyar dolara ulaşmıştır.Evet çalışıyo gözüken bir hükümetin politikalarının ardında yatan bu gerçek bir krizin belirtisidir.Tavsiyem borsaya dayalı yatırım araçlarından uzak durmanız altın veya döviz mevduat hesapları kullanmanızdır.Çünkü küçük yatırımcının parası ile büyük yatırımcılar zengin olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder