29 Ocak 2009 Perşembe

ERGENEKON VE İÇ YÜZÜ

Ergenekon dalga dalga büyümekte yeni silahlar çıkmakta,yeni insanlar göz altına alınmakta, peki nedir bu Ergenekon.Ergenekon zamanında Tansu çiller iktidarlarında kurulan derin devletin kendi içinde örgütlenmesini büyüterek oluşturduğu bir topluluktur.Ergenekon kendi isimleri değil sonradan takınılan isimdir.
Zamanında Tansu Çillerin örtülü ödenek adı altında verdiği paralarla alınan silahlar saklanmış şimdi gün yüzüne çıkmakta ancak bir kısmı öyle neden mi ? Basında çalışan bir arkadaşın anlatımı üzerine konuşuyorum ilk kazılarda silah çıkmamış ancak çıkmış gibi gösterilmiş. Silahın çıktığına dair fotoğraf bile yok. Oysa polislerde olay yeri inceleme ekibi her şeyi fotoğraflar bilirsiniz. Ayrıca silah paslanan barut ise nemlenen bir şeydir her erkek bilir ki asla silah ve barut su kuyusu gibi nemli bir yere konulmaz. Buradan da devletin polisinin yine bir zamanlar kendi adamı olan insanları silme çabası olduğunu anlıyoruz.Yani bir zamanlar devletin kurduğu bir derin devlet şimdi devlet eliyle değiştirilmekte. Derin devlet yenilenmekte sizin anlayacağınız ve kurulan yeni derin devlette askere çok az yer vermeye çalışılıyor sebebi ise hükümetin tek korkusunun asker olması.
Halkın tek güvendiği kurum olan asker yıpratılmakta hatta ne olduğu belirsiz bir adamın iddiaları ile ana muhalefet partisi yargı organları kötülenmekte ve bu devletin televizyonunda yayınlanmakta.Zaten Yargıtay onursal başsavcısı ile Şahin’in aynı gün tutuklanması ve emekli başsavcının göz altında bulunduğu sürede silahların çıkması bilinçsiz halkın “vay be hukukçu dediğimiz adamlara bak teröristmiş meğer” demesine yol açmıştır.Daha sonrada Kanadoğlu hiçbir şey olmamış gibi serbest bırakılmıştır.Ancak istenen elde edilmiş halkın eski yani iktidarda önce atanan/solcu yargıç ve savcılara güveni sarsılmıştır.Aynı zamanda bir zamanlar MGK genel sekreterliği yapmış şimdiki Genelkurmay başkanının da o dönemde yardımcılığını yaptığı insanda göz altına alınmış ve sonra serbest bırakılmıştır.Ve halkın askere olan güveni de iyice sarsılmıştır.Aynı zamanda dinci örgütlerin işlediği suçlarda bu örgüte yani sözde Atatürkçülere yüklenmiştir.Dinciler aklanmış Atatürkçü,solcu, hukukçu, milliyetçi,asker karalanmıştır.Zaten toplumda geriye bir hiçbir şeye karışmayan liberaller birde dinciler kalmıştır.Yani böylece Amerikancı Liberal Ilımlı İslam halkın tek güveneceği dal kalmıştır.Böylece ABD amacına ulaşmış ve bir kriz döneminde halkı alevi/sunni Türk/kürt , islamcı/laik , solcu/İslamcı milliyetçi , Atatürkçü/devletçi yani Ergenekoncu/iktidarcı , asker/polis , solcu hukukçu/sağcı hukukçu gibi onlarca bölüme ayırmış ve krizi fırsata çevireceğim diye sevinen Türk milletinin her zaman ki çok kültürlülüğünden / bölünebilitesinden faydalanmış ve krizin etkilerini tüm dünya ülkelerine yaymayı başarmıştır.Böylece İMF gibi büyük güçlere bağımlılığımız sona ereceği yere kuvvetlenmiştir.
Bu arada iktidar ve onun polisi amacına ulaşmış polis devletle doğru atılan adımları sağlamlaştırmıştır.Halk şimdi AKP yi güvenilir bir parti görmüş,CHP asker, yargı hepsini güvensiz görmüştür.Böylece AKP gücünü arttırmıştır. Böylece asıl önemli noktalar ortaya çıkmaktadır. AKP vekilleri, Melih Gökçek gibi adamların yolsuzlukları, deniz feneri gibi beklenen davalar unutturulmuştur.AKP sarsılan gücüne güç eklemiştir.
Ergenekon’daki herkes iyimidir tabi ki hayır dava sonucu gerçek delillerle suçlular ortaya çıkacaktır elbette ama suçsuz yere göz altına alınan insanlar ve bunların rencide edilmesi bilinçsiz olan halkımızın güvenini sarsmıştır.Bu insanların en kısa zamanda aklandırılması gerekir.Ergenekon’da bulunan eski susurlukçular cezasını çekmelidir de, hatta kendi karakoluna baskın yapanlar da. Ancak sırf tanıyor diye veya cep telefonunda numarası var diye yada bir hahamın iddiaları üzerine insanları tutuklamak son derce insan haklarına aykırıdır.Daha tam hazırlanmamış bir iddianame ile nereye varılacaktır acaba.Ayrıca bu tür olaylarda her şey gizli yürütülmelidir bu örgütü kuracak kadar zeki insanlar ilk tutuklanmadan sonra tüm delilleri yok edecek kadar zekidir de. 
İş artık bir örgütü yok etmek değil insanları rencide ederek halkın onlara olan güvenini sarsma ve yeni kurulacak derin devlette hukukçu asker gibi şahıslara yer vermememe olayına dönüşmüştür.Bakalım yeni derin devletimiz ne gibi işler ortaya koyacaktır? asıl önemlisi bu dava sonucu kimler ceza alacak ve kimler serbest kalacaktır? Bu silahların MKE tarafından kayıtları ne zaman açıklanacaktır? Örtülü ödeneklerin nereye harcandığı açıklanacak mıdır?

Hiç yorum yok: