8 Eylül 2008 Pazartesi

HÜKÜMETLER VE TEMİZLİK

İktidarlar hiçbir zaman kalıcı olamazlar diktatörlük olmadıkça tabi.Her gelen iktidar kendi kadrolarını oluşturur.Bu ülkemizde o kadar ileri boyuttadır ki Anakarada daire başkanı olan solcu bir kişi sağ iktidar gelince doğuya şube başkanı olarak atanabilir.Beraberinde alt kadrolarda aynı kaderi paylaşır.Yeni iktidar kendi kadrolarını oluşturur ve görevini/yolsuzluğunu/işini daha rahat yürütür.
Tüm ülkelerde bir istihbarat teşkilatı bir derin devlet yapılanması mevcuttur.Bu devlete hizmet eden gizli kişilerden oluşur.Hükümetlerine/vatanlarına aşırı sadık bu kişiler her şey pahasına bunu korurlar,bu faili meçhul cinayetlerden,terör örgütü kurmaya kadar gider.Peki şu sıralar ne oluyor?
Yeni hükümet kendi adına çalışacak kendi rejimlerini koruyacak yeni bir derin devlet oluşturuyor.Eskisi ise kullan at mantığı olduğundan silinip atılıyor.Peki bu soruşturmalar ve tutuklanmalar derin devleti bitirdi mi? Tabi ki hayır! Yeni ılımlı İslamcı bir derin devlet kurulmaya başlanıyor. Hükümetin politikalarına ters düşecek tüm kadrolar değiştiriliyor açıkçası hem de hızlı ve baştan aşağı.Bu yapılırken de orduya biraz mesaj veriliyor sanki halk yeni bir darbeyi istemiyor tutuklanmalarına ses çıkarmıyor denerek.Krize gebe bir ülkenin sallantıda olan ekonomisini sarsmamak daha doğrusu krizin faturasını üstlenmemek için ise ordu sessiz kalıyor,küçük mesajlar haricinde. 
Peki ordunun ses çıkarması doğrumu? Tabiki hayır. Demokrasi halkın kendi kararlarını verebilmesidir.Ordunun görevi darbe değil güvenliktir.Ama şunu da söylemek gerekir ki demokrasi kültürü hala ülkemizde oturmamıştır.İşçi haklarını sosyal demokrasiyi savunan sol bir partiye elit kesim oy verirken,Fakir kesim liberal partileri tercih etmektedir.Bu da ülkemizin siyaset paradoksudur.Partinin ne savunduğu değil elitist veya köylü kesimden olduğu önemlidir.Böyle paradokslara sahip bir ülkede sık parti değişimi ve beraberinde kadro değişimi kaçınılmazdır.Personel alımında liyakat ilkesi (işi en iyi yapan) değil en sadık/yalaka/akraba olanı seçmek olan kayırmacılık ilkesi benimsenmiştir.Böylece kadrolar sürekli yenilenmekte,temizlenmektedir.
İşte Ergenekon da böyle bir çalışmadır:90lı yıllarda kurulan derin devletin yenilenmesidir.yoksa çetelerin bir sonu değildir.

Hiç yorum yok: